![]() |
|
Spaces home Gamze ve Saz Arkadasi Ik...ProfileFriendsBlogMore ![]() | ![]() |
Gamze ve Saz Arkadasi Ikinci Kisilikbazen her sey o kadar dogal gelir ki insana, dunya aslinda gercekten oyle gozukur... kim ne diyebilir?
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
May 10 ben... ...galatasarayliyim. ve hakan sanirim yirmi senedir fotbol oynuyor, ama olsun. hatirladigim net bir an var, seneler oncesinden. bir macta, birol amcalardaydik. annemler icerdeyken, utku, birol amca, babam ve ben mutfakta televizyona bakiyorduk. birol amca soyle demisti: bu yeni cocuk serseri ya, olmaz bu, kotu ettiler bunu aldilar. cocuk: bulent. evet evet, bulent. iste hakan o zamandan beri oynuyor. hatta daha da eski. ama olsun. birseyler var icimde......listelemek istedigim. birkac saat once zeynep'in cok kotu bir ses tonuyla beni aramasi, ve sonra da yanima gelip, sarilip, uzun sure aglamasi; yapmak istedigim ama hic yapmadigim seyleri aklima getirdi. mesela ben bu gunlerde: zeynep'le bu defa kendim icin aglamak, burakla dizi seyrederken yanyana ve mumkunse elele uyuyakalmak, leventten uzaklasmak, korayin boynuna nedensizce kocaman sarilmak ve bir muddet oylece kalmak, yelizi yanaklarindan opmek ve "guzel olacak hersey, merak etme" demek, annemin kucaginda uyumak, babamla sakalasmak ve gozlerimizden yas gelinceye kadar gulmek, yasinayla icmek, selcukla uzun uzun konusmak, cerenle saatler boyunca dedikodu yapmak... ve kendimle basbasa kalip, hani soyle birkac ay kadar, biraz dusunmek istiyorum. May 05 bosluk. ne yazmak istedigimi bilmeden actigim bu bosluga, icimden gecen herseyi kusmak istiyorum aslinda. rahatlamak sonra, ve her seyin bitmis olmasi. dert etmeden, birden icinde kalacagim bir zaman atlamasi yasayarak, rahatlamak. havalanmak, yukselmek. tamam demek istiyorum, bu sayfayi da boylece kapattim. May 04 ucmayisi dortmayisa baglayan gece ve gazikadinlarsokagi. Izmir'de gece neredeyse hic disari cikmayi tercih etmeyen biri olarak, dunun olaganustu oldugunu dusundugumu soylemeliyim. Basimda biraz agri oldugundan cok uzun yazamayacagim ama, daha sonra hatirlamak icin en azindan kose taslarini yerine koymaliyim. Buyrun: Bira, Koray, dogumgunu, kucukucsisemacaristandangeldikbizickileri, Zeynep, browni - 9 mum - cakmak, Melike, Bios, Alper, birsurukisigelipgecen, popcorn ve boyoz ikilisi, Tevfik, aci yesil tshirtlu hadiartikkalkindagidin garson, siyah pazar torbasi - cerez - yalvaryakarzeynep bira acacagi ve bira bardagi - pornografikdusunmeyinama elma sekeri - asetat kalem - kosedeki tekel - efes sise bira butunlemesi, olayciktiamankacinseklindemilletinbirbirinegirmesiyle bizi baskasinin masasina oturtan ve bekleten biber gazi, Berlin's 2 dakika, Pub 15 dakika ve Subaru Forester, 99 model - 17 milyara; ve o ruzgar, ve o gece kokusu ve o muzik... Ve otoyolda ogrenciservisimsi don dolas zevki. Ah. May 01 Nur Teyze. Birkac gundur yazmak isteyip de, yazamadigim yazi bu. Ve su anda da gecikmis olmamin uzuntusu var icimde. Pazartesi gunu annem arayip, Nur Teyzen yogun bakima kaldirilmis dediginde, okulun ortasinda suratim dustu, bir sigara yaktim, gozlerim bugulandi. Ne annem telefonda aglarken ona ne diyebilecegimi bilebildim, ne de kendimin ne kadar uzuldugunu tam olarak anlayabildim. Sasirdim kaldim, arkadaslarima bos gozlerle baktim. Uc gundur toplam 6 saatten az uykuyla, hep bir yerlere, birilerine, bir seyler yetistirmeye calisirken; iki gece once yatakta kafamin icinde yazdigim yaziyi, yerdeki bilgisayarimi yeniden kucagima alarak yazamadim, uyuyup kaldim, gec kaldim. Kapidan iceri girdim bir kac dakika once, yine yorgun, yine yetismeye ve yetistirmeye calisirken; ve az once feribottayken arayan ve oldukca uzun konustugum annemin, ev telefonundan beni yeniden arayisini gordugum an calan telefona kostugumda; aslinda biraz da korku icinde bunun sebebini tahmin edebildim, turuncu turuncu yanan isiklarina bakarken telefonun, o birkac saniye icinde. Bir insanin son derece basit bir ameliyat icin, yuruyerek kapisindan girdigi hastaneden, on gun sonra cikamayacak olmasi; kalbimi yaraliyor. O aci veren surecin her ayrintisini biliyor olmak, ogrenmis olmak; kalbimi cok daha fazla sikistiriyor. Melis'i aradim annemden hemen sonra, ve isin buruk tarafi, Nur Teyzemin kendi cep telefonunun numaralarini cevirerek; karsima onun cikmayacagini bilerek. Seneler icinde kopmus olmamiza ve bizi baglayan sadece annelerimiz kalmis olmasina ragmen, en eski arkadaslarimdan olan kisiyle, nasil, ne diyerek konustum; bilemiyorum. Ne dedigimi bilmiyorum, ne diyebilirdim; onu hic bilmiyorum. Sabir diliyorum sana dedim galiba, herhalde kurdugum en mantikli cumle o oldu. Ve bu gece uyumadan once, gozyasi dokerek; o kisa boylu, kisa kizil sacli, gulec yuzlu kadini; o cok sigara icen, o en cok raki icen, ama cok guzel raki icen kadini; o eski turuncu buyuk cipiyle, eskiden cati katindaki kocaman dairede, iki kadin bir kopek oturduklari ancak artik tasinmis olduklari apartmana bu defa annemi ziyaret etmeye geldiginde elinde kucuk hediyelerle, babamin ve benim annemleri rahat birakmak icin odalarimiza cekildigimiz gecelerde icerden gelen kahkahalari, gulusleri, ve o gittikten sonra salonda kalan derin sigara kokusunu hatirlayacagim kesin. Sabirlar diliyorum Melis, canim. Rahat uyu Nur Teyzem, mekanin cennet olsun. April 30 Gece, Uykusuzluk, Silgi ve sonra Eskiler... "Birini sevmek çok garip. Gerçekten çok garip. Sevdiğiniz kişi güzel,
çirkin, akıllı, sessiz, dışa dönük, neşeli veya sosyal fobili biri
olabilir. Beraber geçirdiğiniz harika anlar veya mutsuzluktan
gözlerinizin dolduğu dakikalar olabilir. Bunların hiç birini
önemsemeden, yalnızca "canınız öyle istediği için" seviyorsanız birini,
dünyanın tepesinde duruyormuş gibi hissedebilirsiniz belki. Sevmeyi seviyorsunuz değil mi, hayatınızda seveceğiniz biri-leri olsun istiyorsunuz hep. İşte bu sevdiğiniz kişiler arasında "nedensizce" sevmeyi başardığınız birileri olduğunda, onları bir gün aniden ve nedensizce "sevmeme" hakkına sahip olduğunuzu da biliyorsunuzdur belki. Dün gece harika bir sevişme yaşamış olabilirsiniz, yolun ortasında birbirinize bağırmış ve onun aptalca suçlamalarını dinlemiş olabilirsiniz, ya da 1 saat önce ilerde tutacağınız evi nasıl döşeyeceğinizi hayal etmiş olabilirsiniz; fark etmez. Bir an kafanızı çevirirsiniz ve ona tekrar baktığınızda gitmiştir işte. Bunca zamandır kalbinizi ağrıtan, kimi zaman ayaklarınızı yerden kesen, bazen bütün dünyaya küfretmenize neden olan sevgi/aşk, o birkafaçevirimlik anda bitivermiştir. O sebep arayacak, siz susacaksınız. Belki bağırıp çağıracak, belki yalnızca susacak. Sonra siz de sebep arıyormuş gibi davranacaksınız, ama aslında bileceksiniz, orada duruyor olacak aradığınız şey: Nedensizce sevdiniz ve nedensizce vazgeçtiniz onu sevmekten. Bu kadar basit. Kimse kimseyi yormasın artık." site. April 18 Uyumadan once bir doz... Bugra bana bir link atti, sarkiyi ne kadar begendigini soyleyerek. Sonra ben dinledim. "Dur" dedim, "Bu bana birsey hatirlatiyor. Ama, ah; nedir bilemiyorum, cikartamiyorum." Silgi onlinedi zaten, konusuyorduk. "Al" dedim, "Bunu dinle, mutlaka ayni sey olacak sana da, sonra hatirla ve bana da hatirlat." Youtube gec yukledi, ama olsundu. 3 - 2 - 1 yaptik, ayni anda dinledik. "Evet" dedi, "Dur bir dakika." Ben biraz bekledim. "It's Monday Morning, 5:19" dedi sonra, google ettik, bulamadik. "Arayacagim seni" dedi, "Soylemem lazim." Aradi, sarkiyi soyledi telefonda. Gercekten de dogruydu galiba. Sonra ben yeniden aradim, buldum. Bu sarkiydi. Ben ne cok severdim bu sarkiyi... Ne kadar guzel oldu ustelik, gece gece - tam uyku oncesi yeniden dinlemek. "Yarinki sarkisi bu olsun Kereviz'in" dedi sonra Silgi. Iyi gecelestik, yattik. Daha dogrusu o yatti, ben de sevincli bir ilkokul cocugu edasiyla, bu yaziyi yazdim. April 17 Fenomen. Su anda sanirim butun turkiye ile beraber stardaki bir programi seyrediyorum. Bugun baslamis ilk defa, ismi fenomen. Simdi buyuk ihtimalle yarin herkes bunu konusacak, magazin programlarinda cikacak, haberlerin dedikodu koselerinde de cikabilir, falan filan. Ayrica zaten reyting rekoru kirdilar herhalde. Deminki adamin gozlerine lens takarak o beyaz hale getirdigini dusunuyorum, ve lenslerini gozkapaklarinin altinda tuttugunu; ancak dogaustu birseyler yaptigi kesin, ve sanirim sadece lens kismi numaraydi. Genel olarak bir dusununce, bilemiyorum bunlar duzmece mi, yoksa hersey gercek mi; ancak annemlerin bozuk saati calismis. Programin basini yakalasaydim, ben de televizyonun uzerine kasik koyacaktim, ancak o arada dizi seyrediyordum. Zaten bence kavak yelleri yayindan kalkabilir, ya da en olmadi gununu degistirirler. Keza, durum ilginc. April 01 Nefret.Bu aptal Zero cikti cikali, sinir icindeyim. Onu da gectim, bir yerden bir siparis verince; Light kelimesini Zero anlayan, siz karsi cikinca da, bilir bilmez; "A a, olur mu, ikisi ayni sey zaten, Zero yeni Light" diye ukala ukala cevap veren insanlara: Nefret duygusu besliyorum. Sinir icindeyim. Sinir. March 14 Yalnizlik / 0703 / SkoerÖyle bir şeydir ki yalnızlık; yaptığın yemeği dört gün boyunca yer bitiremezsin. Öyle bir şeydir ki yalnızlık; evdeki sessizliği yenmek için hiç anlamadığın bir televizyon kanalının sesini açıp kendine arkadaş edersin. Öyle bir şeydir ki yalnızlık; tanıdık bir yüz görmek, bildik bir ses duymak, koklamak, dokunmak için uyur uyur uyursun. Öyle bir şeydir ki yalnızlık; yavaş yavaş yalnızlığın yanlızlık, yanlışlığın da yalnışlık olarak yazıldığını düşünmeye ve inanmaya başlarsın. Öyle bir şeydir ki yalnızlık; günlük rutin işlerini listeler, yemeğini yiyip, duşunu yapınca bir şey yapmış gibi bunların üstünü çizersin. Ve öyle bir şeydir ki yalnızlık; bilmen hiçbir şeyi değiştirmez. site.
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|